Selçuklu-İlhanlı Dönemi Sincan-Ankara

XI. asrın ortaları Anadolu’nun geleceğinde yeni bir dönemin başlangıcıdır. 1071 yıllarında Malazgirt Ovası’nda yapılan savaşta Bizanslılar Selçuklu Türklerine mağlup olmuş ve bundan sonra da bütün Anadolu Türk fütühatına açılmıştır.

Bu yıllarda Bizans imparatorluğu Anadolu’daki eski nüfuzunu yitirmiş durumdaydı. Malazgirt zaferinden iki yıl sonra 1073 yılında Ankara’yı fetheden Türk orduları Ege Denizi kıyılarına kadar ilerlemişlerdir ama buralarda henüz güçlü bir Türk yerleşmesi de başlamamıştır. Ankara’da kale içerisinde 200 kişilik küçük bir askeri birlik bulunuyordu.

Haçlılar

Türklerin Anadolu’ya girmesinden endişelenen Hıristiyan alemi, onları Anadolu’dan atmak için tarihe Haçlı Seferleri olarak geçen askeri harekata başlayacaklardır. İşte bu seferlerden Raimond de Toulouse komutasında I. Haçlı Seferi düzenlenmiş ve Haçlı orduları Ankara’ya ulaştığında ciddi bir mukavemetle karşılaşmadan Ankara Kalesi’ndeki 200 kişilik Türk birliğini kılıçtan geçirmişlerdir. 1101 yılında yapılan anlaşma ile Ankara tekrar Bizanslılara bırakılmıştır.

Bizans hakimiyetinin ne kadar sürdüğü kesin olarak bilinmemekle beraber 1127 yılında Ankara’nın Danişmentli Türklerinin eline geçtiğini görüyoruz.

Anadolu (Türkiye) Selçukluları Sultanı Mesud Ankara’yı 1142 yılında
Danişmentlilerden alarak idaresini küçük oğlu Şahinşah’a bırakmıştır. Sultan Mesud’un vefatından sonra tahta çıkan ü. Kılıçarslan ile Şahinşah arasında Ankara mücadele konusu olmuş ve II. Kılıçarslan kardeşini mağlub ederek Ankara’ya sahip olmuştur.

II.Kılıçarslan devletin idaresini 11 oğluna paylaştırmıştır. Bu paylaşımda Ankara Muhiyiddin Mesud’a verilmiştir. Anadolu Selçuklu tahtına geçen II.Süleyman Şah, Ankara’yı muhasara eder ve Muhiyiddin Mesud ile yapılan anlaşma üzerine Ankara kendisine teslim edilir.

1211 yılında Anadolu Selçuklu Devleti tahtına I.İzzeddin Kaykavus geçti.Onun hükümdarlığını tanımayan kardeşi Alaaddin Keykubad mücadele etmek amacıyla Ankara’ya çekildi fakat I. İzzeddin Keykavus’un uzun süren kuşatmasına dayanamayarak teslim oldu.

Ankara’nın tam bir Türk şehri haline gelmesi ve gelişmesi izzeddin Keykavus zamanında olmuştur.Eskiden surların içerisinde yer alan şehir, onun zamanında surların dışıma doğru genişlemiştir.

Kösedağ Savaşı

1243 yılında Moğollarla Anadolu Selçukluları arasında yapılan Kösedağ Savaşı’ında Selçuklular yenilmiş ve Moğol takibinden kaçan II. Gıyaseddin Keyhüsrev Ankara’ya sığınmıştır.

Kösedağ savaşı yenilgisinden sonra 1250’li yıllarda Anadolu’da Selçuklu sultanlarının nüfuzları azalmaya başlamıştır.Her ne kadar hükümdarlıklarını devam ettiriyorlarsa da, hakiki iktidar Moğollardan emir alan mahalli idarecilerin elinde bulunuyordu. İşte bu bağlamda Ankara’da da Ahileri görüyoruz.

1200’lü yıllardan itibaren Orta Asya’nın büyük kentlerindeki esnaf ve zanaatkarlar Moğol akınları yüzünden kaçarak Anadolu’ya bilhassa Ankara’ya yerleşmişler ve Ahilik teşkilatını kurmuşlardır.

Daha sonra bunlar Ankara’nın idaresinde görev almışlardır. Anadolu’nun içinde bulunduğu bu karışık devir, ilhanlıların hakimiyetine kadar devam etmiştir.

Selçuklular döneminde Ankara uzun zaman elden ele geçtiği ve bir hudut şehri olarak kaldığından askeri açıdan önemli olmasına rağmen cami, medrese, han, hamam vb. sosyal ve kültürel müesseseler yönünden çok zengin değildir.

Selçuklu Eserleri

Ankara’da Anadolu Selçuklular Döneminde inşa edilen eserlerden bazıları: Alaeddin Camii, Kızılbey Camii, Arslanhane veya Ahi Şerafettin Camii ve Türbesi, Saraç Sinan Mescidi, Ahi Elvan Camii, Akköprü vb. eserlerdir.

Henüz ülkemizde Selçuklu ve Osmanlı dönemi arkeoloji çalışmaları yapılmamıştır.Dolayısıyla yüzey araştırmaları sonucu tespit edilen ve günümüze ulaşabilmiş mimari eserlerden bilgi sahibi oluyoruz.
Sincan ve köylerinde bu döneme ait eserlere rastlanmamıştır ama yörede Türk hakimiyetinin olduğu bilinmektedir.

Ayaş Ulu Camii ve Kaplıcalarındaki bazı çeşme lülelerinin Selçuklu Dönemi’ne ait olduğu tespit edilmiştir. İlyakut Köyü Camii 14. yüzyıl sonu ve 15. yüzyıl başlarına tarihlendirilmekle birlikte bazı araştırmacılar da bu caminin Ahiler dönemine ait olduğunu belirtmişlerdir. Yine Bucuk Camii de 15. yüzyıl eserlerindendir.

İlhanlılar

Ankara, 1308-1341 yılları arasında ilhanlılar’ın idaresine girmiştir. İlhanlı Kitabesi de bunu göstermektedir. İlhanlılar Anadolu’yu geniş selahiyet ve yetki verdikleri valilerle idare ediyorlardı. Ankara’da Gazan Han ve Ebu Said Bahadır Han adına basılmış gümüş sikkeler(para) mevcuttur.

ilhanlı Valisi Hasan Celayir İran’a gitmek üzere Anadolu’dan ayrılırken yerine Sivas’ta ikamet eden Alaeddin Eratna’yı bıraktı. Eratna, 1341 yılına kadar ilhanlılar’a tabi olmuştur. 1341’den sonra kendisini Sultan ilan ederek Eratnalılar Devleti’ni kurmuştur. Adına paralar bastırmıştır. Ankara, onun tayin ettiği valiler tarafından idare edilmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir